Takvim

There are no upcoming events at this time.

Genel Başkanın Mesajı

Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış Türk milleti işgal ve esarete alışık olmayan asil ve büyük bir millettir.  Var oluş ve özgürlük mücadelemizin başarıya ulaşmasında en büyük pay hiç kuşkusuz ki vatan, bayrak, sancak ve toprak uğruna canlarını seve seve veren aziz şehitlerimizin ve malül gazilerimizindir.

Kıbrıs’ta yakın tarihin her döneminde bu toprakları vatan bilen Türkler; çeşitli nedenlerle Toprak ve vatan uğruna mücadele etmişler gelecek nesiller kendi bayrakları altında özgürce yaşasınlar diye bu toprakların her karışına canlarını ve kanlarını armağan etmişlerdir. Bu gün bir vatan yaratılmışsa; kendi topraklarımızda, kendi bayrağımız altında hür yaşaya biliyorsak elbette tüm bu oluşumların temeli şehitlerimizin asil kanları ile sulanmıştır.

Kıbrıs Türkü 1950 ‘li yıllarda başlayıp 1960’lı yıllarda yoğunlaşan Rum – Yunan ikilisinin zulmüne dur demek maksadıyla, yıllarca baskı ve şiddet, evlerinden, köylerinden sürülmeye karşı canını esirgememiş, bu topraklarda kanını akıtmış ancak yine de var olma mücadelesinden vazgeçmeyerek özgürlüğünü ve bağımsızlığını kazanmış kendi devletini yaratmıştır.  Bunu da yaşatmak bizlerin en büyük milli idealimizdir.

21 Aralık 1963 ‘te başlayıp 20 Temmuz 1974 ‘ün aydınlık şafağına kadar uzanan karanlık dönem Kıbrıs Türk Gençliğinin iyice öğrenmesini ve geleceğini temkinle kurmasını gerektiren acı derslerle doludur.   21 Aralık 1963’te ‘’Akritas Planı ‘’  uyarınca başlatılan soykırım girişimi, özgürlüğüne düşkün halkımızın eşsiz direnci sonucunda tam başarıya ulaşamamıştır. Halkımızın yüzlerce şehit verdiği bu planlı saldırı sonrasında, Kıbrıs’ın dört bir yanında yaşamakta olduğu 103 köyden ve ortak olduğu devletten kovulmaktan kurtulamamıştır.

Rumların 15 Temmuz 1974’te rüyalarını tamamlamak üzere yine bir çılgınlığa kalkışınca Türkiye’nin sabrını taşırmış oldu. 20 Temmuz 1974 ‘ten beridir. Korkusuz yaşıyoruz kendi kendimize hükmediyoruz. Artık yollara çıktığımızda yolumuzun kesilip kesilmeyeceğini köylerimizin basılıp basılmayacağını düşünmüyoruz. Hür olmanın tadını çıkarıyoruz.

Halk olarak varlığımızın, özgürlüğümüzün ve egemenliğimizin sonsuza kadar devam edebilmesi için yeniden toplu mezar başlarında ağlamamak için, yeniden banyolarda anaların, bebeklerin kurşunlandığını görmemek için yakın tarihimizi layıkıyla bilmek gerekmektedir.

Eyyy bu yurdu bize vatan eyleyen kahramanlar. En küçük bir menfaat bile beklemeden kendisine aşık olduğunuz bu şanlı vatan.  Bağrından farz aldığınız bu aziz millet sizlere daima minnettardır. Toprağı vatan yapan, bu vatanı kanları ile yazan şanlı bir ecdadın şanlı evlatlarıyız.

Ey şeref abidesi bir an bile tereddüt etmeden bizler rahat edelim diye nefesini veren şehidim. Kalbimizdeki yeriniz apayrı. Sizlere imrenen gözlerle bakıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı, bizleri tarihimizin derin destanlarına alıp götürüyor. Ve unutmayınız ki emanetiniz emanetimizdir. Gözünüz arkada kalmasın. Sizlerin sahip çıktığı gibi bu vatana bizlerde sahip çıkacağız. Namertin elini vatanımıza değdirmeyeceğiz.

Kıbrıs’ta yeterince acının yaşandığını savaşın acısını en çok savaşanlar ve onların geride bıraktıkları bilir. Bir daha bu topraklarda yeni şehitler verilmemeli, yeni acılar yaşanmamalıdır.

Geçmişi unutalım geleceğe bakalım aldatmacasıyla Rum Liderliğinin yeni oyunlar peşinde olduğunu, amaçlarının değişmediğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Özgürlüğü ve barışı bilincinizle ve damarlarınızdaki asil kana güvenerek koruyun.  Egemenliğimizin, özgürlüğümüzün ifadesi olan devletimiz bizlere şehitlerimizin emanetidir. Bu emaneti  yarınlara taşımak  boynumuzun borcudur.